Study Finds Ad Fraud In More Than Half Of Uncertified Apps

Ad fraud appears in more than half (52%) of uncertified apps and in nearly one-tenth (8%) of certified app traffic, according to a new white paper, “Advertising Fraud in Mobile Apps,” released on Monday by Sizmek.

The study by Sizmek, an open ad-management firm, analyzed around 20 billion app impressions on iOS and Android devices. In total, about 24,000 apps not certified by official stores were found to generate malicious traffic.

–For iOS devices, half of illegally downloaded uncertified apps performed malicious activity.

–Over half (56%) of all uncertified apps on Android devices performed malicious activity.

–AVG, an anti-virus and malware protection product, a common protection product, discovered less than a quarter (22%) of all malicious apps and under half (43%) of all malicious traffic on uncertified apps.

Mediapost

Sizmek

Details

Facebook reklam alaka düzeyi

1. Reklam dağılımını aylık olarak yapmayıp içeriğe göre reklam bütçesi tanımlasak daha mı iyi bir geri dönüş alırız? 

Daha önce (2015’de) her içeriğe x TL gibi bir reklam bütçemiz vardı. Her içeriğimiz belirli bir görünürlük alsın istersen bu yöntem mantıklı.

Tüm reklamları tanımlayıp, Facebook tarafından optimize edilerek, iyi işleyen reklamın öne çıkmasını benimsiyoruz. Bu durumda 2-3 içeriğimiz öne çıkıyor ve bütçeden aslan payını alıyor. Kampanyamızın toplamında daha iyi bir sonuç alıyoruz.

2. Alaka düzeyi takipçilerin içeriğe vermiş olduğu davranışsal tepkinin sonucu mu? Daha fazla erişim alan içerik daha mı alakalı? Yani Alaka skoru 1 olan daha iyi bir içerik mi oluyor?

Evet, alaka düzeyi = takipçilerin içeriğe verdiği tepki diyebiliriz. Altta Facebook açıklaması var. 1 az ilgili, 10 çok ilgili (more relevant) olarak skorlanıyor. Daha yüksek puan daha iyi.

We base relevance scores on several factors, including:

How well your ad is performing
Positive feedback (ex: app installs, clicks, video views) we expect from people who see your ad
Negative feedback (ex: Someone clicks “I don’t want to see this” on your ad)

3. X de alaka düzeyi genel de 1-2-3 olarak gözüküyor. 1-2-3 olduğunda daha alakalı bir kitlemi oluyor. Eğer daha alakasız kitle ise burada hedef kitleyi mi değiştirmek gerekiyor yoksa içerik metninde mi değişiklik yapmak gerekiyor.

1-2-3 seviyesi Facebook relevancy score a göre düşük ilgi düzeyi olarak geçiyor. Hedef kitleyle alakalı bir değişiklik yapmaya pek gerek yok zaten mass bir ürün olarak temel demografik bir kitlemiz var, yaş cinsiyet aralığı olarak.

İçerikler daha engaging yazılabilir, yorum yazmaya beğen paylaş demeye yöneltilebilir.

2015 deki gibi aylık düzenli, bol hediyeli (10 kişiye hediye kutusu) gibi beğen yorum paylaş kampanyaları yapılabilir.

4. İçerik alaka düzeyini neye göre belirliyor. Harcanan bütçeye göre mi?

Hayır, içerik alaka düzeyi = tüketicilerin içeriğe verdiği tepki diyebiliriz. İçeriğin / reklamın “tutması” şeklinde de ifade edebilliriz.

5. Aylık 10-12 içerik yerine 7 içerik tanımlaması yapsak daha mı ilgili kitleye ulaşmış oluruz?

Aylık 20-30 içerik yazıyor olsaydık bunu düşürmeyi önerebilirdik ancak zaten 10-12 içerik iyi kalitede içerik yazmamıza imkan veren bir sayı. Bunu daha da düşürürsek içerik kalitemiz artabilir evet ama “hit içerik” yazma oranımız biraz azalabilir. Yani toplantıdaki örnekten gidecek olursak, bir sanatçı albümde çok az sayıda şarkı yaparsa hit single çıkarma ihtimali istatistiksel olarak düşüyor. Ama düzinelerce şarkı piyasaya süren bir sanatçı da yeterli zaman ayıramadıgı için hit single çıkarma ihtimali yine düşüyor. Ayda 10-12 içerik uygun bir denge.

6. Takipçilerin ilgisi bir içerikte fazla ise o içeriğin bütçesi Facebook tarafından ilgili olduğu için düşüyor değil mi?

Evet, birim maliyeti düşüyor ama toplam maliyeti artıyor. Yani reklam iyi performe ettiği için örneğin 100 bin kişiye ulaşma maliyetimiz daha az oluyor ama reklam iyi performe ettiğinden, optimizasyonla daha fazla kişiye bu iyi performe eden reklam gösteriliyor. Dolayısıyla bütçeden aldığı pay artmış oluyor. Olumlu anlamda.

It can lower the cost of reaching people. Put simply, the higher an ad’s relevance score is, the less it will cost to be delivered. This is because our ad delivery system is designed to show the right content to the right people, and a high relevance score is seen by the system as a positive signal.

https://www.facebook.com/business/news/relevance-score

Diğer taraftan Facebook relevancy score işini çok da abartmayın diyor şurada: 🙂

While understanding relevance scores has real benefits for advertisers, it’s important to keep this metric in perspective. Relevance scores should not be used as the primary indicator of an ad’s performance.

HOW IT’S USED
Your relevance score estimates how well your ad is resonating with the people you want to reach. The higher your ad’s relevance score, the better it’s considered to be performing.

When your ad’s relevance score is high, it’s more likely than other ads to be shown to your target audience.

HOW IT’S CALCULATED
Ads with relevance scores of 1 are estimated to be not very relevant to your audience. Ads with scores of 10 are estimated to be very relevant to your audience.

We base relevance scores on several factors, including:

How well your ad is performing
Positive feedback (ex: app installs, clicks, video views) we expect from people who see your ad
Negative feedback (ex: Someone clicks “I don’t want to see this” on your ad)

Details

Facebookta başarılı olmak için en önemli kriter

SORU: Facebookta başarılı olmak için en önemli kriter etkileşim değil mi? Sonrasında da erişim geliyor. Erişim benim paylaştığım postu görenler, etkileşim ise postta tıklama değil mi?

CEVAP: Erişim postu görenler, etkileşim ise bir şekilde tıklayanlar, evet.

Facebook’ ta başarılı olma kriteri tamamen markanın iletişim amacına göre değişiyor. Eğer yeni bir marka isek marka bilinirliği / awareness üzerine gitmek için erişimi önceliklendirmemiz gerekiyor. Yani bizi ne kadar çok insan görürse o kadar iyi.

Bilinirliği belirli seviyede markalar için ise marka bağlılığı, penetrasyon / ever trial gibi amaçlar için ise etkileşim daha öncelikli. İnsanlar X markasını duymuşlar ama onunla etkileşime geçerek ürünü satın alma ihtimalini artırıyorar.

Burada farklı yollar da olabilir. Örneğin X bilinen bir markamız altında yeni bir ürün çıkardık. Bu yeni ürünü en kısa sürede en çok kişi tarafından bilinir hale getirmek istiyoruz. Burada da erişim reklam modeli ile ilerlememiz gerekir.

Details

Erişim ve etkileşim

Bir markamızla erişim ve etkileşimle ilgili soru – cevap kısmını başkalarının da faydalanabilmesi için burada yayınlıyorum.

SORU: Erişim ve etkileşim le ilgili sorularım olacak. Bazen 1 postta etkileşim daha fazlayken diğer postta daha az oluyor. Bunu aynı çizgide yani hep yüksekte nasıl tutabiliriz?

CEVAP: Bu kararı biz veriyoruz. Daha önceden post başına x TL gibi bir reklam veriyorduk. Bu durumda her postumuza eşit reklam bütçesi harcanıyordu. Ancak bazı içeriklerimiz diğerlerinden iyi performe ettiği durumda bu içeriklerimizin viralitesini kısıtlamış oluyorduk. Yani x TL ile bazı içeriklerimiz 20 bin erişim alırken bazısı 200 bin erişim alabiliyordu.

Şu anda ise aylık toplam bir bütçemiz oluyor ve tüm içeriklerimiz bu genel bütçe içerisinden tanımlıyoruz. Böylece iyi işleyen 2-3 içerik öne çıkıyor ve bütçenin ağırlığını tüketiyor. Biz de bütçemizi daha verimli şekilde degerlendirmiş oluyoruz.

İsterseniz her içeriğe belirli bir bütçe ayırma yöntemiyle de reklam verilebilir. Bu tamamen tercih meselesi. Biz iyi işleyen içerikleri öne çıkarmak için mevcut yeni yöntemimizi devam ettirmeyi öneriyoruz.

Details