Do something imperfectly

(Foto)
Better to do something imperfectly than to do nothing perfectly.
Robert H. Schuller

(Foto)
Better to do something imperfectly than to do nothing perfectly.
Robert H. Schuller
Amelia Earhart – “The most effective way to do it, is to do it.”
Tacikistan‘ daki sel felaketi için Kimse Yok Mu derneği aracılığıyla 651 TL yardım gönderdik. 15 arkadaşımız bağışçı oldu. Allah kabul etsin.
devamı ve detaylar: Tacikistan’ daki sel felaketine warnerblade yardımı
(O bilir kendini) öle gezerim demekle olmaz bu işler. Gezmenin tadına sadece arabayla da varamazsın, trekking, koşu, dağ bisikleti, bunlarla tadına varırsın esas gezmenin, doğanın (bi rafting yaparsın anlata anlata bitiremezsin mesela, onun gibi ) . Herkesin gittiği yere, herkesin gittiği gibi gitmek gezmek değildir bir de..
İlham vermesi açısından, Türkiye karış karış nasıl gezilir serisi yada biz gençken neydik beaa modu:
bisiklet fotoğrafları
dijital fotoğraflar
gezi fotoğrafları
iphone foto blog
yolculuk fotoğrafları
panorama fotoğrafları
gezilerden video görüntüleri
gezilerden fotoğraflar
Bir de nereye gittiğinden ziyade ‘nasıl’ gittiğin de önemlidir. Buradan Çin’ e uçakla gitmek var, bir de motosikletle metre metre gitmek var. Gezmenin tadına gerçekten varan adam şunu der: önemli olan varmak değil, yolda olmaktır. Hayat da böyle değil mi (hüzün dolu, felsefi bir bağlayış) önemli olan ölmek değil ki, herkes varacak o noktaya ister istemez, önemli olan oraya nasıl ulaştığımız:
Bir hadisle noktalayalım:
Every man is guilty of all the good he did not do.
Voltaire
Dünya çapında Türkiye olarak yaptığımız ve gurur duyabileceğimiz şeylerin sayısı pek azdır. Türkçe olimpiyatları da bunlardan biri. 7. Türkçe olimpiyatlarında dünyanın tam 115 ülkesinden gelen farklı din, dil, ırklara mensup öğrenciler Türkçe öğrenmişler. Hem de öyle böyle değil. Kimi türkü söylüyor, kimi şiir okuyor, kimi de kolbastı oynuyor! Dünyada sadece saçma sapan, bir işe yaramayan şeylerle değil de böyle güzel ve göğsümüzü kabartan organizasyonlarla ses getirebiliyormuşuz demek ki.
Uluslararası Türkçe Öğretimi Derneği olarak, güzel Türkçemizi dünyada hak ettiği konuma getirmek, dilimizin daha yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlamak ve Türkçeyi en iyi öğrenenleri ödüllendirmek amacıyla 2003 yılından beri Uluslararası Türkçe Olimpiyatları düzenlemekteyiz. Bu olimpiyatlar, yurt dışında Türkçeye karşı büyük bir heyecan ve ilgi uyandırmıştır.

Photo: hansvandevorst
History is the version of past events that people have decided to agree upon.
Visa’ nın reklamında koltuk değnekleriyle dans eden çocuk (Bill Shannon) un kendisi de engelliymiş! Bir ona bir de Visa’ ya tebrikler..
Geçen hafta, Visa’nın reklamında koltuk değnekleriyle müthiş performans gösteren oyuncuya değinmiş ve ‘Biraz duyarlılık’ demiştim. Visa Europe Ülke Direktörü Nur Öztin Kurak’tan açıklayıcı bir mesaj aldım. Kurak, kendisi de engelli olan oyuncu Bill Shannon‘un koltuk değneklerini kullanışı ve kendi engeline takılmadan yaşama ilişkin duruşunu ifade eden reklamın İngiltere, Finlandiya, Polonya ve Yunanistan’da beğeniyle izlendiği, 2002′den beri de yaz, kış ve Paralimpik Olimpiyatları’nın küresel sponsoru olduklarını söylüyordu. Yani engellilere karşı duyarsızlık ne kelime, tam tersine çok duyarlıyız, diyorlar.
warnerblade forumdan : engelli olmak

This e-mail has been scanned for all computer viruses known to us.
———————————————————————————————–
Bu iletiyi bastırmadan önce yok olacak yeşil ormanları düşünün.
Please consider the environment before printing this email.
———————————————————————————————–
———————————————————————————————–
Bu iletiyi bastırmadan önce yok olacak yeşil ormanları düşünün.
Please consider the environment before printing this email.
———————————————————————————————–
———————————————————————————————–
Bu iletiyi bastırmadan önce yok olacak yeşil ormanları düşünün.
Please consider the environment before printing this email.
———————————————————————————————–
Bu yazı bile daha çok kağıdın basılmasına sebep oluyor heralde. Barim biraz ufak yapın kardeşim! Fontunu küçültün!

Evrim ile ilgili yeni ve ilginç bir site. Zamanla elbet daha fazla içerik gelecektir ama şimdiden içeriğindeki yazı sayısı yeterli bilgilendirme açısından.
Tarlaya atılan bir buğday tanesinin sekiz-dokuz ayda olgunluğa
ulaşması, göz önündeki bir yumurtadan 21 günde bir civcivin çıkması,
tek hücreden ibaret bir yaratık olarak varlık âlemine ayak basan
insanın zaman nehrinde belirli bir olgunluğa ulaşması, düşünenlerin
âlemini, geçmişte olduğu gibi şimdi de meşgul etmektedir. Yani müşahede
edilen ve tekâmül (belirli bir nev’in kendi içinde olgunluğa ulaşması)
kanununa tâbi tutulan bu değişikliklerin sırrı nedir? Geçmişten
günümüze bu farklılaşmaların hududu ne olmuştur? Yoksa bütün mevcudat
sınırsız ve tamamen tesadüfi bir değişikliğe mi maruz kalmıştır? Yani
bir tavuk kümesi bile belirli bir maksat ve gayeye göre plânlanıp inşa
edilirken, âlemdeki bütün varlıkların gerek kendi bünyelerinde gerekse
çevreleriyle kendileri arasında görülen mükemmel düzen ve ölçülü
yapılışları, bir tavuk kümesinin dahi ortaya çıkmasında iş gördüğü
kabul edilmeyen tesadüf ve şuursuz tabiatın eseri midir?