Uzun süredir oyun oynamıyordum. Ama doktora molasına gelen kardeşimin oyun canavarı Asus laptopuna el koyduktan sonra birkaç oyunla makineyi test etmenin kimseye zararı yok gibi geldi. İşte tam bu noktada Modern Warfare 2 gibi birkaç ekran kartı zorlayan oyunla sezonu açmak istedim.

FPS ler (First person shooter) her zaman gitmiştir benim için çok kötü olmadıkça. Önüne çıkan genelde hareket eden herşeyi vur ve ilerle. Hatta bir arkadaşım bu tür oyunlara “ilerlemeli” oyun demişti. Ben de “Abi, gerilemeli oyun mu var” gibisinden bir soru angaje edince tabi ortalık biraz dağıldı.

Neyse konuya gelelim. Call of duty serisinin dünya savaşları temalı trendinin son gümgümü Modern Warfare 2′ yi bir FPS olarak gayet başarılı buldum. Grafikler, oynanabilirlik ve senaryo harika. Tabi oyunda tam bir Amerikan propagandası içerisinde olduğunuzu bilmek bazen sinir bozucu olabiliyor. Özellikle bir aşamada sanırım başlardaydı, minarelerin gözüktüğü ve dumanların tüttüğü şehirden çıkan teröristleri (!) bu garibanların ülkesine de demokrasi getirmek uğruna öldürmek beni cidden rahatsız etmişti.

Velhasıl, New York’ ta beş minarede Musdi’ nin de dediği gibi “Bu demokrasiyi neden hep petrol vb olan ülkelere götürmeye çalışıyorsunuz”

Oyun perspektifinden bakarsak felsefi boyutu hariç oyun olarak çok hoşuma gittiğinden 10 üzerinden 9 verebilirim.

Modern Warfare 2