Google’ ın arama sonuçlarında siteleri sıralamak için kullandığı algoritmadır Pagerank. Sürekli değişir, esasında ne olduğunu belki çok az kişi bilir. Biraz CocaCola’ nın özütü gibidir. Tadını herkes bilir, herkes marketten satın alabilir ama esasında ne olduğunu kimse bilmez. Aynı şekilde herkes Pagerank’ ı Google’ da arama yaparak kullanabilir, sonuçlarını görür, kabaca nelerin önemli olduğunu bilir ama özünü bilmek zordur. Basitçe siteye ilgili içeriklerden oluşan başka kaliteli sitelerden verilen linkler o sitenin Pagerank‘ ını artırır.

Günümüzde heryerden sosyal medya fışkırdığından, gençler TV den çok internette vakit geçirdiğinden ve 30 milyondan fazla aktif Facebook kullandığından artık dinamikler hızla değişiyor. Artık bizim için değerli içerik Google’ da aradığımız kelimedeki “Bunu mu demek istediniz” ile beraber, yüzlerce arkadaş ve onlarca fan olduğumuz sayfalar arasından bizim için en önemli, en ilgi çekebilecek içeriğin çekip çıkarılmasına çevriliyor. Facebook da bu bizim için kaliteli içeriği bulmak için daha çok yorum / beğeni alan, daha sık iletişime geçtiğimiz arkadaşlarımızdan gelen içerikleri önceliklendirmek için Edgerank‘ ı kullanıyor.

Google, Facebook, Apple gibi şirketlerde daha fazla kişisel bilgimiz biriktikçe ve akıllı teknolojiler arttıkça, artık bu algoritmalar bizi bazen bizden daha iyi tahmin edebilmeye başlıyor. Bu da işin korkutucu yanını oluşturuyor…